Yaparsa “Doktor” yapar
Evreşe Belediyesi’nde ilkleri yapan Başkan Ali Kamil Soyuak yaptığı hizmetlerle dünyaya örnek oluyor. Örnek Belediyeciliğin önderleri arasında ismi anılmaya başlayan Dr. Ali Kamil Soyuak, Gelibolu’ya yürüyor. Destanlar beldesi Gelibolu Dr. Ali Kamil Soyu ak ile şahlanmaya hazırlanıyor. “Yaparsa Doktor yapar” dedirten haklı bir başarının mimarı olan, yaptığı çalışmalarla halkın gönlünde taht kuran, yıldızı parlayan, Soyuak gazetemizi şenlendirdi.
*Soyuak sadece Evreşe’nin değil, yaptığınız bu hizmetlerle dünyaya örnek olacak atılımlar yapıyorsunuz. İnsanlar sizin için “Yaparsa Doktor Yapar” diyorlar. Öncelikle Türkiye adına size teşekkürlerimizi sunuyor, sizinle gurur duyuyoruz. Değerli başkan biliyorsunuz ki klasik sorular vardır bizler sorularımıza klasik başlayalım ve sizin hakkınızda bilinmeyenleri soralım. Soyuak kimdir? Neden doktorluğun yanında siyasete atıldı? Neden İzmir değil de, Evreşe…
Öncelikle merhaba… Bana bu röportaj fırsatını verdiğiniz için size teşekkürlerimi sunuyorum. Bendeniz Telgrafçı Kamil’in torunu, Postacı Azmi’nin oğlu Ali Kamil Soyuak. Gelibolulu bir ailenin çocuğu olarak, babamın memuriyeti nedeniyle 1973 yılında İzmir’de dünyaya geldim. İki kardeşiz. Benden küçük bir kız kardeşim var. İlk, orta ve lise öğrenimimi tamamladıktan sonra Erzurum’da Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Dedim ya, babam memurdu ve o dönemde memur maaşıyla çocuk okutmak da oldukça zordu. Bu nedenle zor koşullarda okudum. Hatta şöyle ki, kız kardeşim de benimle aynı dönemde üniversite kazanmıştı. Ancak tek memur maaşı ile bir çocuk okutulabiliyordu. Bu yüzden kız kardeşim üniversiteye gidemedi.
Bu durum içimde bir uktedir. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra doktor olarak Gelibolu’nun Evreşe Belediyesi’ne tayin oldum. Evreşe’de tam 10 yıl doktorluk yaptım. Aslına bakarsanız siyasete girmek gibi bir düşüncem hiç olmamıştı.
Ancak doktorluk yaptığım dönemde siyasetçilerle yaşadığım sorunlar, bu sorunlar neticesinde yaşanan olaylar ve akabinde halkın siyasetçilerin yanında değil de benim yanımda saf tutması fikirlerimi değiştirdi, bana cesaret verdi ve kendimi siyasetin tam ortasında bulmama sebebiyet verdi.
Bu konuyu dahi iyi anlatabilmek adına şu anımı da ifade etmek isterim; Evreşe’de doktorluk yaptığım dönemde siyasetçiler tarafından Küçükkuyu’ya sürgün edildim. Sürgün kararının ardından Evreşe halkı bana sahip çıktı. Kararnameyi imzalayan dönemin Valisi, imzaladığı kararnameyi geri çekmek zorunda kaldı. Böyle bir durum ülkemizde örneğine ender rastlanan bir hadisedir.
Evreşe halkının isteği üzerine 2009 yılında Belediye Başkan Adayı oldum ve yüzde 70’e yakın oyla Başkan seçildim. Sonrasında 10 yıl doktor olarak hizmet ettiğim Evreşe’ye 15 yıl boyunca hem doktor hem de Belediye Başkanı olarak hizmet etmeye devam ettim. Bugün geldiğimiz noktada geriye dönüp bakıyorum da Evreşe’de halkla birlikte güzel bir hikaye ortaya koyduk. 2 bin nüfuslu küçük bir belde olmamıza rağmen ülkeye örnek olacak çalışmalar ortaya koyduk. Mesela Evreşe’mizde bir Kültür Merkezi’miz ve Sinema Salonumuz var. Kreşimiz var, üstelik Evreşe’mizde her eve ücretsiz internet imkanı sağlıyoruz. Evreşeliler içme suyuna para vermiyor, Ekmeği, eti, kıymayı piyasanın çok altındaki rakamlara satın alabiliyorlar. Üstelik bunu yaparken vatandaşlarımızın maddi durumlarına da bakmıyoruz. Evreşeli olan herkes bu imkanlardan faydalanabiliyor. İhtiyacı olmayan vatandaşlarımız bu hakkını ihtiyacı olan vatandaşlarımıza devredebiliyor. Bu yöntemle beldemizde ki dayanışmayı da kuvvetlendirmiş oluyoruz. Evreşemizde kadınlarımızın spor yapabilecekleri ücretsiz bir spor salonumuz var. Çok kaliteli ve uygun fiyatlı bir Steak House restoranımız var. Kapalı Pazar yerimiz var. Çok güzel bir stadyumumuz var. Evreşe’de yaşayan yaşlı vatandaşlarımızın evine günde üç öğün ücretsiz yemek gönderiyoruz. Her çocuğun doğum gününde evlerine doğum günü pastası gönderiyoruz. Aslında 15 yıldır Evreşe’yi klasik bir belediye anlayışı ile değil de, hayatın içinde olan, halkı ile sevinebilen, halkı ile üzülebilen bir belediye anlayışı ile yönettik.
*Gelibolu Belediye Başkan adayısınız, projelerinizden bahseder misiniz? 45 bin nüfusa dayanmış olan Gelibolu’ya yapacaklarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Biraz önce yukarıda da bahsettim, Evreşe’de vatandaşlarımızla birlikte güzel bir hikaye ortaya koyduk. Kendi adıma Evreşe’deki misyonumu tamamladığımı düşünüyorum. Bu hikayenin devamını Allah celle nasip ederse, hatta daha güzelini memleketimde, yani Gelibolu’da yazmak istiyorum.
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını geride bıraktığımız şu günlerde, tarihe yön vermiş memleketim Gelibolu’nun bu durumu beni derinden üzüyor. Az önceki sorunuzda Evreşe’ye yaptıklarımızdan bahsettim. Bugün Gelibolu’ya baktığınızda yukarıda saydığım sosyal donatların hiç birine sahip değil. Bırakın sosyal donatları, 2024 yılında Gelibolu’da çukursuz, çamursuz yol bile yok. Üzülerek söylüyorum ki 15 yıldır basiretsiz bir yönetimin elinde sahipsiz kalmış bir Gelibolu ile karşı karşıyayız. Gelibolu için elbette projelerim var, hayallerim var, ancak tüm bunlardan önce Gelibolu’yu bu kibirden, bu basiretsiz yönetim anlayışından kurtarmamız gerekiyor. Çünkü Gelibolu’da insanımız çok mutsuz.
Gelibolu Belediyesinde bugün vatandaşı dinlemeyen, onların halinden anlamayan, başına buyruk, dediğim dedik bir yönetim anlayışı var. Bizim bir an önce bu anlayışı değiştirmemiz, ondan sonra projelerimizi hayata geçirmemiz gerekiyor. Bakın bugün Gelibolu’da en basitinden bir Kapalı Pazar Alanı , bir Otogar, bir Kültür Merkezi bile yok. Gelibolu’dan bahsediyoruz, tarihi çok eskiye dayanan, tarihe yön vermiş, Avrupa’nın göz bebeği olma potansiyeline sahip bir ilçeden bahsediyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz andan itibaren önce yönetim anlayışını değiştirecek, ardından bugüne kadar çoktan yapılması gereken alt ve üst yapı projelerimizi tek tek hayata geçireceğiz.
*Hangi görüş, hangi din olursa olsun, belediyecilik demek halka hizmet etmek ve halkı rahatlatmak demektir, Soyuak olarak böyle bir oluşumu Evreşe’de yakalamışsınız, aslında okullarda okutulması gereken bir başarının mimarısınız. Başarılarınızın sırrı nedir?
Başarımın sırrı “BEN DEĞİL, BİZ OLMAK” diyebilirim. 15 yıldır Belediye Başkanlığı yapıyorum. Bu süre boyunca ortaya koyduğum icraatların hiç birini tek başıma yaptım demedim, diyemem de. Çünkü bu başarı hikayesini biz ekibimle birlikte yazdık .
Bu işleri yaparken de partili, partisiz kimseyi ayırmadık. “Birlikte yönetim anlayışı her zaman başarının anahtarı olmuştur.” Eğer bir Belediye Başkanı halkına, çalışanlarına kulak vermezse, başarısız olması kaçınılmazdır. Tıpkı bugün Gelibolu’da olduğu gibi. Gelibolu’nun geri kalmışlığının nedeni, “Ben Bilirim Analıyışıdır”. Bir Belediye Başkanı her şeyi bilmek zorunda değildir ki bilemez de. Hepimiz insanız, eksiklerimiz var. Bu nedenle Belediyecilik bir ekip işidir. Hatta belediyeciliği bir orkestraya, Belediye Başkanını da orkestra şefine benzetirim. Bir şef bütün enstrümanları çalmayı bilmek zorunda değildir. Ancak orkestradaki müzisyenleri yönetmeyi bilmek zorundadır.
*Gelibolu Belediye başkanı olursanız ilk olarak değiştireceğiniz olumsuz durum nedir?
Gelibolu’da o kadar fazla olumsuz durum var ki, anlatırsam yazmaya bıkarsınız. Ancak Audi marka makam aracıyla, filmli camların arkasından vatandaşa bakan, halkın içine karışmaya korkan Belediye Başkan anlayışını değiştireceğim, ilk yapacağım iş bu olacaktır.
*Gelibolu tarihte önemli bir bölge, bu bölgenin en büyük sorunu size göre nedir?
Gelibolu’nun en önemli sorunu, bu kadar eski bir tarihe ve bu kadar güzel bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen cazibe merkezi olamamasıdır. Göreve geldikten sonra Gelibolu’yu turizm açısından bir cazibe merkezi haline getirmek, en büyük hayallerim arasında yer alıyor.
*Türk ve Dünya tarihinde önemli yere sahip olan Gelibolu destanların diyarıdır, turizm açısından yeni projeleriniz var mı?
Elbette var, olmaz mı? Yola bu güzel beldeye ve bu güzel beldeyi var eden insanımıza hizmet için çıktık. Gelibolu’da deniz ve doğa turizminin yanı sıra, kültürel turizm ve gastronomi turizmi anlamında çok güzel projelerimiz var. Bu projelerimizi de en kısa zamanda vatandaşlarımızla paylaşacağız.
*Gelibolu halkına mesajınızı alabilir miyiz?
Öncelikle yerel seçim sürecinin Gelibolu’muz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Gelibolu halkı her şeyin en güzeline layık. Ben hemşerilerimin bu seçimde en doğru kararı vereceklerine ve Gelibolu’nun bu makus talihine dur diyeceklerine inanıyorum. Diyorum ki, gelin bu güzel ve benzersiz beldeyi dünyaya hep birlikte tanıtalım.