Geco Yönetim Kurulu Başkanı ve Haberin Gücü Gazetesi İmtiyaz Sahibi Yusuf Gecü:
2028’e kadar toparlanarak şahlanmayı devam ettirmek gerek
Yusuf Gecü ile sürpriz bir gelişmeye imza atan, tüm Dünyayı şaşkına çeviren Türkiye seçmeni ve seçimlerin sonuç nedenleri üzerine konuştuk.
Geco Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gecü önemli açıklamalarda bulundu. Gecü’nün yaptığı açıklamalardan satırbaşları;
*Türkiye 31 Mart da bir yerel seçim atlattı. Burada halkın tercihi önemliydi. Yerel seçimlerde bir lider iradesi söz konusu olmuyor, çünkü insanlar adaya oy veriyorlar. Bu seçimde de adaylar ön plana çıktı. İşte Şanlıurfa da hiç kimsenin tahmin etmediği Yeniden Refah Partisi’nin adayı kazandı. İstanbul’da 2019 seçimlerinde İmamoğlu 4 milyon 400 bin oy almış. Yani bir önceki seçimlere oranlara düşüş yaşamış. Ak Parti’nin oyu ise 1 milyon düşmüş.
Bunun nedenlerini iyice irdelemek gerekiyor. Mesela Ak partiye oy verenler sandığa gitmemiş veya bu muhtarlık seçimleri için köylerine gitmişler. CHP bu gelen oyların kendilerine ait olmadığını, tepki ve ihtar oyları olduğunu çok iyi okuyor.
* Yani burada Dem’i büyütmeye gerek yok, tepki oyları onları başarılı mı yaptı diyorsunuz?
*Tabii ki aynen öyle demek istiyorum. Bunu tüm dünya alem biliyor. Emeklilerin vermediği oylar, Ak Parti’nin kendi kitlesinin sandığa yansımaması bu sonucu getirdi. 16 milyon insanın oyları sandığa yansımamıştır. Bu çok ciddi bir rakamdır.
Bunlara rağmen Türkiye genelini değerlendirirsek belediyelerin % 55’i hala Cumhurİttifakı’nın yönetiminde bulunmaktadır. Bunlar yeterli mi tabii ki hayır. Yerel seçimlerde halkın tepkisi, diğer etkenler göz önüne alındığında bir toparlanma, yenilenme sürecinin olması gerekiyor.
Bakın bazı bölgelerde CHP öyle hazırlıksız seçimleri kazandı ki, kendileri de şaşırdılar. Ekipleri yok, belediyeleri yönetecek adamları yok. Çünkü hiç beklemedikleri bir başarı önlerine sunuldu. Kim sundu? Öyle yada böyle halk sundu. Tepkiden dolayı oy kullanmaya gitmeyen binlerce, milyonlarca insan var. Bu durum sandığa yansıdı. Ve CHP seçmeni kendi seçimine sahip çıktı. Sonuçta ciddi bir başarı kazandılar. Saygı duyuyor, tebrik ediyoruz.
*CHP’nin yönetimi ülkeye ne kazandırır, ne kaybettirir?
*5 yıl kaybetmiştik. Bir beş yıl daha kaybediyoruz. Bugün İzmir’e yolu düşenler şöyle etrafa baksın, gezsinler. Güzelim İzmir lağım kokusundan geçilmiyor. Eskişehir’e bakıyorsunuz farkı yok. Ankara’da yapılan ciddi bir iş var mı? Yok. İstanbul’da ciddi bir yatırım var mı? Şapkamızı önümüze alalım ve konuşalım. Cevabı ben vereyim; YOK. Yani CHP belediyeciliğinde hizmet odaklı çalışmayan bir yönetim anlayışı hüküm sürmektedir. Zaman bunu gösterdi, ileriki dönemde yine gösterecektir.
Diğer taraftan Ak Parti’nin de hataları var. Herkes Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde yürümeye çalıştı, yeterince çalışmadı. Halka inip, onlarla iç içe olmadı. Halkın sorunlarına dokunmadı. Halka tepeden bakılamaz, ne yaptılar, bir çoğu halka tepeden baktı. Hatta bazıları buraya kendim geldim havasına girdiler. Ne oldu sonuç ortada. Halka inen, halk ile iç içe olanlar ne yaptı, her şeye rağmen, tüm olumsuzluklara rağmen kazandılar.
Ne yapılması gerekiyor?
Önümüzde 4 yıl var. Ak Parti olarak bu olanlardan ders çıkarmak gerekiyor. 2028’deki seçimlerde adayları çok iyi belirlemek gerekiyor. Yönetici vasfında olan kişilerin halktan kopuk değil de, halkla birlikte olması gerekiyor.
Tabii diğer taraftan ülkemizde ciddi bir pahalılık var. Buna bir çözüm oluşturmak, enflasyonu düşürmek için etkin bir yol yürütmek gerekiyor.
Diğer taraftan sosyal hayata önem vermek gerekiyor. Demokrasi olmalı tabii ki, özgür yaşam olmalı tabii ki, ancak insanların saygı duvarını delmesine de müsaade edilmemeli. Bugün büyüğün küçüğe, hayvanlara sevgisi kalmamış. Küçüklerin ise büyüklere saygısı yok. İnsanlar ailelerinde birbirlerine çok saygısızca davranıyorlar. Böyle bir ortam eğitimden geçiyor. O yüzden eğitim çok önemli. Her şeyi serbest çözüm değildir. Bakın bugün Fransa’da cep telefonların yasak getiriliyor. Neden? Neslini korumak için bazı tedbirlerin alınması gerekli.
Yöneticilerimizin bu noktaları muhakkak ki dikkate alması gerektiğine inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Reisimizin bu sorunları gördüğünü ve en kısa zamanda düzeltilmesi için düğmeye basacağına inancımız tamdır. Zaten son Özgür Özel görüşmesinden sonra Başkanımızın yaptığı açıklama çalışmaya başlandığının bir göstergesidir.
Türkiye için, Türkiye Yüzyılı için, insanımız için, tüm mazlumlar için yapmamız gerekenler var. Şahlanmanın devam etmesi için 2028 yılına kadar toparlanmak gerekiyor. Ülke olarak, ülke insanı olarak görevleri olan bir milletiz. O yüzden toparlanmak ve daha güçlü olmak için her zamanki gibi durmak yok, yılmak yok, toparlanacak ve daha sağlam adımlarla ilerleyeceğiz…