enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
38,0140
EURO
41,7701
ALTIN
3.769,57
BIST
9.384,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cumartesi Yağmurlu
18°C
Pazar Hafif Yağmurlu
8°C
Pazartesi Çok Bulutlu
10°C
Salı Çok Bulutlu
12°C

Dünya mazlumlarının haklarını koruyacak mahkeme Türkiye’de kuruluyor.

Dünya mazlumlarının haklarını koruyacak mahkeme Türkiye’de kuruluyor.
REKLAM ALANI
03.05.2024 14:31 | Son Güncellenme: 03.05.2024 16:08
7
A+
A-

Zalimler hesap verecek, dünya nefes alacak

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Türkiye’de kuruluyor. Kurulması için onay Cumhurbaşkanımızdan çıktı, Adalet Bakanlığı’nın bu konuda adım atması bekleniyor.

Artık dünya zalimlerinin hesap verme vakti…

Dünya mazlumlarının haklarını koruyacak mahkeme Türkiye’de kuruluyor.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasından sonra dünyada bir boşluk, düzensizlik ve adaletsizlik yaşanıyor. Yerkürenin hemen hemen her yerinde insanlar katlediliyor, öldürülüyor, hakları ellerinden alınıyor. Barbar olan yeni düzende haksızlıklara dur diyecek bir adres yok. Hatta kendilerini demokrasinin kılıcı gösterenler, insanların haklarını çatır çatır ellerinden alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı’dan sonra dünya inim inim inliyor. Arakan’da, Bosna’da, Kırım’da, Doğu Türkistan’da, Karabağ’da, Ortadoğu’da ve Gazze’de insanların hakları, canları, özgürlükleri ellerinden alındı ve alınmaya da devam ediliyor. Doğanın şekli değiştiriliyor, hayvanlar acımasızca katlediliyor. İnsanlar inim inim inliyor. Bu portre için bir çalışmanın yapılması gerekiyordu. Bir yardım elinin bu çığlıklara uzanması gerekiyordu. İşte o el yine Osmanlı’nın torunlarından, Türkiye’den geldi.

KASSAK Başkanı ve USSAM Kurucu Başkanı Salih Kurt, mazlumlara el uzatan çalışmalarında sona gelindiğini, Cumhurbaşkanımızdan onay alındığı müjdesini bizlere iletti. Kurt, “3 yıldır yaptığımız çalışmalarda sona gelindi. Bir yıl içinde mahkememiz faaliyete geçecek. Artık dünyanın neresinde olursanız olun, hakkınızı arayacak bir mahkeme geliyor. Dünya rahat bir nefes alacak” ifadelerini kullandı.

KASSAK ve USSAM Başkanı Salih Kurt ile yapılan çalışmalar ve gelinen süreç üzerine konuştuk.

*Sayın Kurt, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin Türkiye’de kurulmasının önemini açıklar mısınız?

*Salih Kurt: Savaş Suçları Mahkemesinin Türkiye’de kurulması sadece Türkiye’nin önceliği değil, birçok Körfez ülkesinin, Avrupa ülkesinin, hatta dünyanın bir önceliğidir. Bunun nedeni ise, şu ana kadar kurulu olan mahkemelerin siyasi bazı otoritelere bağlı kalmasıdır, hak, hukuk ve adaleti yansıtmamasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti öncülüğünde bir “Savaş Suçları Mahkemesi” kurulması için ciddi bir çalışma yaptık. Yaptığımız çalışmayı devletimizin gerekli mercilerine ulaştırdık. Cumhurbaşkanımız kendisine sunulan çalışmayı kıymetli buldu. Şu anda Adalet Bakanlığımızın talimatlarını beklemekteyiz. Şimdi bir çalıştay oluşturacağız.

*Çok değerli ve tarihi bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin uluslararası arenada elini kuvvetlendirecek bir yapılanmanın içerisindesiniz. Bu çalışmada katkısı geçen herkesi tebrik ediyoruz. Sizler bu çalışmaları aynı zamanda bilim insanları ile yürütüyorsunuz. Alanında uzmanlaşmış uluslararası bilim insanları, profesörler, öğretim görevlileri, psikologlar, baro başkanları, avukatlarla birlikte çalışıyorsunuz. Gelinen süreç hakkında bilgi alabilir miyiz?

*Salih Kurt: Bizi destekleyen derneklere, kuruluşlara öncelikle teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu oluşum kişisel bir oluşum değildir. Toplumsal ve ulusal bir olaydır. Sadece ülkemizi ve insanımızı ilgilendirmemektedir. Tüm dünya insanları için de yola çıkılan bir oluşumdur.

Olayları bu bağlamda değerlendirdiğimizde tabii ki destekçilerimizin sayısı genişliyor. Devletimizin üst düzey bürokratlarından Cumhurbaşkanımızın danışmanlarına, Diyanet İşleri Başkanlığımızdan siyasi partilerimize, baro başkanlarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza, basın mensuplarımızdan bilim insanlarımıza, generallerimizden değerli komutanlarımıza kadar bize maddi-manevi destek veren tüm gönüldaşlarımıza minnattarlığımızı sunuyoruz.

Bu çalışmalar masum insanları korumak için, adaleti, hakkı üstün tutmak için yapılmaktadır. Ülkemizi ve insanlarımızı korumak adına yapılmaktadır.

*Çalışmalarınızda insanlardan nasıl tepkiler aldınız, tehditvari konuşmalara şahit oldunuz mu?

*Salih Kurt: Maalesef ki evet. Uluslararası alanda bazı tehditler aldık, almaya da devam ediyoruz. Çalışmalarımızın önünü kesmek için bazı söylemler oluyor. Yolumuzu kapatmak isteyen çok insan var. Bugün yaptığınız görüşmeyi, sözleri, yarın değiştiriyorlar. Hatta bu tarz bir çalışmanın zaten yapıldığını, bizim geri çekilmemiz gerektiğini bize tebliğ edenler var. MİT’in de bu tarz bir çalışması olduğunu ifade ediyorlar. Çalışma nerede, ortada yok. Yetkili bir kurula sunulmuş mu? Hayır. Yani bizi engellemek için yapılan hareketler bunlar. Çünkü biz Adalet Bakanlığımıza durumu sunduğumuzda böyle bir çalışmanın olmadığı ve bunun için hazır bir kurul olmadığı ifade edildi ve bu bize resmi yazılarla iletildi. Demek ki bizi yolumuzdan alıkoymak için yapılan hareketler. Ancak biz yılmadık, yılmayacağız.

Çalışmamız ilerledikçe, uluslararası boyutlara ulaştıkça, birileri çıkıyor ve engellemeye çalışıyor. Biz bunu görüyoruz. Kötü niyetli insanların söylemlerini de dikkatle inceliyor ve onları takip ediyoruz.

*MİT, Uluslararası bir Savaş Suçları Mahkemesi kurmakla alakalı görev aldı mı?

*Salih Kurt: Eğer gerçekten öyle bir çalışma olsaydı, bizim haberimiz olurdu. Bu kamuoyu ve bizimle de paylaşılırdı.

* MİT’e böyle bir yetkinin Cumhurbaşkanı tarafından verilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı size: “Çalışmalarınızı devam ettirin.” talimatı veriyorsa, evet, bu söylemler gerçek dışı ve maksatlıdır. Demek ki burada bir art niyet ve engelleme var, öyle değil mi?

*Salih Kurt: Evet art niyetli bir girişim. Bu işi üzerlerine almaya çalışan, daha doğrusu bilinçsiz yapılan gayrı resmi girişimler var. Bizi arka plana itmeye çalışıyorlar. Ve belirli odaklardan da bizi tehditle yıldırmaya çalışan girişimler var. Bu girişimler bizi yıldıramaz, biz yolumuza devam ediyoruz.  Ayrıca şunu da ifade etmek isterim ki, 2022 yılında marka tesciline başvurduğumuz zaman böyle bir oluşumun olmadığını da araştırdık ve ortaya koyduk. Cumhuriyet tarihinde böyle bir girişim olmamış.

Diğer taraftan Cumhurbaşkanlığında resmi yazışma olarak; ‘Bunu ileride değerlendirmek üzere kayda alıyoruz.’ bildirisi bulunuyor. Birilerinin bugün çıkıp bizi tehdit etmesi, biz de bir şekilde sahada çalışacağız demesi, çalışmalarımızı kendilerine engel gördükleri için değil, bizim çalışmalarımızı kendilerine odak gördükleri içindir. Bir sirkülasyon olduğunu düşünüyorlar.

Öncelikle şunu ifade edeyim, 22 Şubat’ta biz bir toplantı yaptık. Bu kamuoyuna da düştü. Biz o toplantıda dünya medyasına ve ulusal medyaya ‘ilk kez burada sesleniyorum’ diye ifade etmiştim. O zaman Gazze’de 7.000 ila 9.000 arası yetim kalan çocukların miras haklarının el değişmesi için Lahey’in bir çalışma yapacağı bilgilerini almıştık. Bu çalışmada öksüz ve yetim kalan çocukların miras haklarının sahiplenmesi için Lahey Mahkemesi’nin İsrailli makamlara: “Siz bu çocukları yetim bıraktınız, bunları üstleneceksiniz.” gibi bir çıkış ortaya koyacağını, bu çıkışın ardında İsrail’in olduğunu, İsrail’in de: “Bize mal ve miras haklarını devrederse, biz bu çocukları sahipleneceğiz.” açıklaması yapacağını, bu konuda gizli bir anlaşma yapıldığını açıklamıştık. Bunların danışıklı dövüş yapacaklarını söylemiştik.  Bugün İsrail Miras Bakanlığı kuruyor. Yani uyarılarımız ve öngörülerimiz gerçekleşti. Demek oluyor ki Lahey Mahkemeleri adalet sağlamak gibi bir uğraşın içerisinde değil.

Bakınız şöyle enteresan bir olay yaşadık. Cumhurbaşkanlığı Kısıklı Konutu’na biz 2019’dan itibaren 1.000’in ÜZERİNDE DOSYA verdiğimiz halde, bunların hiçbirine geri dönülmediğini gördük. Konut’ta dosyaları alan yetkililere sorduğumuzda, bu dosyaların Ankara’da makama gittiğini ifade ediyorlar. Bunun üzerine Ankara Cumhurbaşkanlığı Makamını cep numaramdan aradım. Kendilerine 1.000’in üzerinde dosya bıraktığımızı söyledik. Bu evrakların Cumhurbaşkanlığı makamına ulaşması gerekiyordu. Dosyaları teslim alan yetkililer ulaştırdıklarını söylemelerine rağmen dosyalar kayıp, ulaştırılmamış. Bir kaynaktan dosyaların özel kaleme iletilmediğini öğrendik. Araştırdığımızda altta bazı kendini çok bilenler tarafından dosyaların imha yolu ile, ortadan kaldırıldığını düşünüyoruz.

Bunların ciddi şekilde araştırılması gerekiyor.

*Bu evraklarda neler vardı?

*Salih Kurt: Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin evrakları, CV’ler, iş ve atama bekleyenlerin talepleri, aynı zamanda Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin taslak metni.

Şahsım ile ilgili terörist Öcalan’ın yakalanması sonra bana yapılan işkence ve mağduriyetimin bir kısmının yer aldığı resmi evraklar. Cumhurbaşkanlığı talimatı ile bana yapılan işkencenin detayları için tanık ve yakınlarımdan alınan ses kayıtlarının döküm raporları vs.

*Çalışmaları devam eden Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ne zaman faaliyete geçecek?

Bakanlığımızın talimatıyla çalışmaları hızlandırdığımızda 2025 yılında mahkeme kurulmuş olur. Maksimum 2026 yılında mahkemede yargılamalara başlamış olur. Demek oluyor ki bizler 2026 yılında ciddi gündemlere el atacağız. Çünkü Gazze’deki zulmün, Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmün, Karabağ’daki büyük katliamların yargılanmasının yolunu açmış olacağız

*Size gelen tehditler ve engellemeler için Kolluk Kuvvetleri’nden yardım talep ettiniz mi?

Şimdilik bu tehditlere kulak asmıyoruz.

*Salih Kurt: Bizim önceliğimiz USSAM Mahkemelerini bir safhaya getirmek için Adalet Bakanlığı tarafından yer tahsisinin yapılması, çalışmaları yapan tarihçilerin, bilim insanlarının, hukukçuların önünün açılması ve bu insanlar için Uluslararası bir kimlik atanması gerekiyor. Çalışmaların sağlığı için kurulacak çalıştaya hem Türkiye’de hem de yurt dışında çalışma yetkilerinin verilmesi gerekiyor.

*Biliyoruz ki Azerbaycanlı kardeşlerimizle ciddi bir iletişim içindesiniz. Orada kimlerle görüşüyorsunuz?

*Salih Kurt: Azerbaycan bizim can dostlarımız, kardeşlerimiz. Orada bulunan üniversiteler, tarihçiler, hukukçular ile iç içeyiz, birlikte çalışıyoruz. ‘Azerbaycan’da birinin eline iğne batsa acısını bizde duyarız.’ ifadesi KASSAK Komisyonu’nda Prof. Dr. Fahri Sakal Hocamıza aittir. Bu ifadeye katılıyoruz. Çünkü onlar bizim kardeşlerimiz. Duyulmuyorsa o zaman sorunu kendimizde aramamız gerekir.

Dünyada yeni düzende şahlanan Türkiye’nin yerinin bu oluşumlarla daha iyi, daha sağlam olacağına inanıyoruz. Çünkü Türkiye Yüzyılında dünya adalet görecek. Mazlumlar haklarına kavuşacak. Onun için Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ciddi bir atılım oldu.

*Şimdiden tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyoruz.

 

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.